31. istanbul Film Festivali nihayet günü “abla”nın, ızlediği biricik film şeytanın çehresi ıle yıldız listesi 15 Nisan 2012 Pazar [...]
31. istanbul Film Festivali nihayet günü “abla”nın, ızlediği biricik film şeytanın çehresi ıle yıldız listesi 15 Nisan 2012 Pazar [...]
Gene beklenmedik filmlerin beklenmedik mükafatlar aldığı 1 Oscar töreninde “bir Ayrılık” dağıtımcı şirketinin de epey ıteklemesiyle [...]
italya’nın meşhur yönetmenlerinden Ferzan Ozpetek, gene depresif 1 havada açıyor filmini. Massimo adlı ışinde başarılı ve eşiyle arası ıyi olan 1 adam [...]
Kıyafetlerin büyük bir tamamlayıcısı olan ve onları daha gösterişli hale getiren takılarda bu sene büyük taşlar oldukça fazla kullanılmış durumda. Yüzüklerin, küpelerin ve kolyelerin hatta halhalların uzunca bir zamandır hanımların gözdesi olması sonucu takı tasarımcıları da her yıl yeni modelleri ile karşımıza çıkmaktadır. Kadınların neredeyse koleksiyon haline getirdiği bu ince detaylı tasarımlarda bu yılki son modaoldukça büyük taşlar, hayvan motifleri, çiçek desenleri ve değişik metaller. Taşların yanı sıra metallerin de oldukça kullanıldığı 2012-2013 sezonu takı tasarımlarında hanımlar gösteriş yapacak gibi duruyor. Renkli ve büyük taşların fazla miktarda kullanıldığı yüzükler neredeyse parmakları kaplayacak büyüklükte. Elleri daha minik gösteren bu yüzükler ile tek takı kullanarak elbisenizi sade ve şık bir görüntüye büründürebilirsiniz. Kolyelerdeki hayvan motifleri ve çiçek desenleri ise değişik bir stili yansıtmakta. Metal ise kendi ağırlığını ortaya koymakta. Altın gümüş ve bronzun renklerinin moda olduğu 2012-2013 takı sezonunda hanımlar her kıyafete uygun takı bulmakta zorlanmayacaklar. İncilerin de çok ön planda olduğu kolyelerde son dönem moda ise tasma ya da diğer bir deyişle yaka kolyeler. Taşlar, metaller, inciler ve kumaşlardan yapılan bu kolye modelleri de yakasız kıyafetler de oldukça dikkat çekici ve göze çarpıcı bir tarzı simgelemektedir. Sizler de 2012-2013 sezonu takı tasarımlarına mutlaka bir göz atın ve elbiselerinizi tamamlayın.
Trafik kazalarını azaltmak hatta neredeyse sıfıra indirmenin bazı yolları vardır. Bu yollardan kısaca bahsedeceğiz. Yaklaşık 10 yıldır, Türkiye'nin çeşitli illerinde Trafik Polisliği yapmış olan, bilgisine ve tecrübesine oldukça güvendiğim bir arkadaşımla yaptığım söyleşiyi kaleme alacağım. Her maddeyi dikkatlice okuyun ve uygulamaya çalışın. Çünkü gerçekten hayat kurtaracak yöntemler bulunuyor. Aşırı hız yapmayın Artık herkesçe bilinen bir söylem oldu bu. " Aşırı hız felakettir ". Türkiye'de bulunan sürücülerin neredeyse hepsi bunu bilir. Fakat büyük bir çoğunluğu dikkat etmez. Yüksek hızla gidildiğinde, görüş açınız düşer. Çevrenizde görebileceğiniz alanlar sınırlı hale gelir. Bu yüzden önünüze çıkacak bir nesneyi yada kişiyi yada hayvanı farketmeyebilirsiniz. Durma mesafeniz azalır. 100 km/h ile giderken 50 metrede durabileceğiniz gibi, 180 km/h ile giderken 90 metrede durabileceğinizi unutmayın. Tabii ki yağışlı havalarda durma mesafeniz uzayacaktır. Seyir halindeyken bir nesneye, duvara, araca çarptığınızda, aracınız dursa dahi, sizin aynı hızla camdan dışarı fırlayacağınızı unutmayın. Burada emniyet kemerinin önemi de ortaya çıkıyor. Emniyet kemerinizi takmadan seyir haline geçmeyin. Alkollü araç kullanmayın Alkollü olarak araç kullanmanın ne derece tehlikeli olduğunu, yine birçok vatandaşımız biliyor. Fakat yine birçok vatandaşımız, bu alışkanlıktan kurtulamıyor. " 10 bira içsem de bana dokunmaz " diyen ve kaza yaparak can ve mal kaybına neden olan çok sürücü gördük. Kendilerine geldiklerinde yaptıklarından çok pişman oluyorlar. Fakat, hapishanede vicdan azabıyla başbaşa kalıyorlar. Alkol kullanan birinin, görüş gücü zayıflar. Refleksleri geç tepki verir.
Geçenler de bir arkadaşım ile kahvemi yudumlarken, aklıma geldi. "Sen hiç hayallerine dokunabildin mi?" dedim. Gerçekten de uzunca bir süre bunu konuştuk. Eve geldiğimde kulaklarım da çınlıyordu, bu soru. Başkalarına sorabiliyoruz ama acaba biz dokunabiliyor muyuz hayallerimize? Önce yıllardır kurduğum hayalleri düşündüm. Bazılarının yanından bile geçemediğim gerçeği çarptı yüzüme. Hava yağmurlu ve de gecenin ilerleyen saatleri… Gece daha çok hüzünlenmeme neden oldu. Sahi bu gecelerin benimle alıp veremediği neydi? Hayallerime dokunamadığımı fark edince, bahaneler uydurdum içimden! Çok yüksek tutmuşum be, dedim. Kim bunları başarabilirdi ki? Oysa düşündükçe içim parçalanıyordu… Kaybettiğim şeylerin hayali ulaşılmazdı belki, peki ya kazanacaklarım? Önceden çok hayal kurardım, gerçekleşeceğine inandığım… Şimdiler de bunu bile bıraktım. İnsan daha hayal bile kuramaz iken nasıl ulaşabilirdi ki isteklerine? Zordu hayat sanırım, insanın içini acıtan ya da sızlatan olaylar yaşatıyordu, bazen… Bir soru cümlesi, kısacık bir soru cümlesi, yakmıştı içimi! Toparlanın! Onca hayaliniz, onca umudunuz yok olup gidiyor! Son kez baktığınız da bu Dünya yaşamına, neleri başardığınızı değil de neleri yarım bıraktığınızı anımsayacaksınız. O nedenle daha vakit varken, hadi dokunun hayallerinize !!!
KanalD'nin bu sene Ramazan ayında yayınlamaya başladığı Ben Bilmem Eşim Bilir, İlker Ayrık'ın sunumuyla seyirciyi sıkmayan, eğlendiren yapımlar arasında yerini aldı. Ramazan ayının bitmesiyle hafta sonları yayınlanmaya başlayan yarışma programı, oldukça ciddi rakiplerine rağmen ayakta kalmayı başarıyor. Show TV ile yaşadığı anlaşmazlıktan sonra kanal değiştiren ve Star TV ile anlaşan Acun ILICALI'nın sunduğu Yetenek Sizsiniz Türkiye ve bu açığı aynı consept fakat farklı bir tarzı olan En Büyük Show ile kapatmaya çalışan Show TV ile beraber kıyasıya bir rekabet içine girmiş durumda. Yetenek Sizsiniz Türkiye, her yıl kendini izlettirmeyi başarıyor. Bunun sebebi, Acun'un zekası ve farklı alanlarda yeteneklerini sunan yarışmacılar. Fakat açıkçası bu sene bir şeyler eksik gibi. Şahsen ben, Ben Bilmem Eşim Bilir yarışmasını daha eğlenceli buluyor ve bu yarışmayı seyrediyorum. Fakat bu yarışmayla ilgili birkaç eleştirim olacak. Eleştirim KanalD yönetimine yada program yapımcısına değil. Eleştirim, katılan yarışmacıların bazılarınadır. Bildiğiniz gibi buraya sevgili, nişanlı yada evli çiftler katılıyor. Sonuçta birbirini seven, tanıyan, değer veren çiftler bunlar değil mi? Fakat bazı çiftleri görünce çok şaşırıyorum. Bir yarışma da iddiayı çok yükselttiği yada az söylediği için, söylenen iddiayı yapamadığı için birbirini azarlayan çiftlerle karşılaşıyoruz. Ya bu bir oyun değil mi? Ucunda bir araba var tamam. Ama o araba eşinizden, nişanlınızdan yada sevgilinizden daha mı önemli? Yapmayın arkadaşlar. İnanın bazı sahnelerde, izleyici olmama rağmen ben utanıyorum. Geçenlerde yarışan bir çift vardı. Şimdi isimlerini hatırlayamıyorum. Esmer bir erkek yarışmacı, yarışma boyunca öyle hareketler yaptı ki, sempatikliği ve sakinliği ile bilinen İlker Ayrık'ı bile çileden çıkarttı. Arabanın üzerine çıktı, altına girdi, oraya buraya laf attı. Daha bir sürü, kendince komik fakat aslında itici olan hareketler yaptı. Sevgilisi ise bir o kadar ağır başlıydı. Fakat ne yaptı ne etti yarışmayı da kazandı. Uzun sözün kısası, yarışma çok iyi. Fakat bazı çiftlerin birbirine kızması, azarlaması çok da hoş değil. Ama ne bileyim, belki bunlarda işin tuzu biberi oluyor : )
Galaxy S4 Sızıntıları Devam Ediyor 2012 yılının satış şampiyonu Android ve özellikle akıllı telefon devi Samsung'un 14 Martta tanıtılması beklenen yeni amiral gemisi Galaxy S4 ile ilgili söylentiler ve şirketten sızıntılar sosyal medyada oldukça artmaya başladı.Özellikle cihazın bir önceki modeli Galaxy S3'den sonra yenilenecek tasarımı çok merak ediliyor. Sosyal Medya yeni Galaxy S4 ile ilgili prototip görselleri ve sahte, photoshopda tasarlanmış görseller çok fazla bulunmaya başladı.Özellikle sosyal medyada yayılan bu son görsel kullanıcıların oldukça fazla ilgisini çekti.Görselde Galaxy S4 I-9500 yazısı görünüyor.Ancak diğer sızan görseller gibi bu görsel de bulanık ve karanlık.Bu derece gelişmiş kameralara sahip cihazlar ile çekilen bu sızıntı görsellerin bu derece kötü fotoğraflarla yayılması da oldukça garip aslında.Her ne kadar bu görselin photoshop ile tasarlanmış olma ihtimali olsa da daha önce bu şekilde yayınlanan Browsermark testlerinin doğru olduğu ortaya çıkmıştı. Her ne kadar Sosyal Medya da fazlaca görsel yayınlansa da gerçek tasarımı 14 Martta göreceğiz.Ancak cihazın tasarımının Galaxy S3 modeline göre daha köşeli olacağı tahmin ediliyor ve cihazın teknik özelliklerinin (Ram, GPU, CPU) Note 2 modeline benzeyeceği şimdiden aşikar. Kaynak : http://burdahersey.net/kategori/sosyal-medya
yaz tatilinigeçirmek için oldukça ideal bir yerdir Yedigöller bölgesi. Yedigöller, Bolu ili sınırları içinde 2019 hektarlık alandaki bir milli parktır. 1965 yılında Milli Park olarak ilan edilen alan Ankara İstanbul karayolu üzerindeki 152.km Yeniçağa ve 190.km Bolu ilinden kuzeye ayrılan yollarla ulaşmak mümkündür. Yöre oldukça engebeli bir arazi üzerindedir. Arazi genel itibariyle Kayın ağaçlarının egemenliğindeki ormanla kaplı olsa da meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, göknar, sarıçam, ıhlamur buna benzer değişik ağaç türleri de bulmak mümkündür. Parkın hâkim olduğu alanlarda yabani hayvanların da sayıca çoğaldığını söyleyebiliriz. Karaca, geyik, ayı, yabani domuz, tilki, sincap ve kurt türlerine rastlamak mümkündür. Kültür alabalığı yetiştiriciliği de ilk kez bu parkta 1969 yılında yapılmıştır. Günübirlik piknik, kamp, olta balıkçılığı, yürüyüş, fotoğrafçılık amaçlı bolca ziyaretçileri bulunmaktadır. Bölgeye ismini veren yedi tane göl ise kayan kütlelerin vadilerin önlerini kapatması ile oluşmuş irili ufaklı göllerdir. Bölgede bulunan göllerin ismi ,Sazlıgöl, İncegöl, Küçükgöl, Deringöl, Büyükgöl, Kurugöl ve Seringöl'dür. Doğal fotoğraflar çekmeyi seviyor, sessiz ve sakin mekânlar arıyorsanız mutlaka fotoğraf makinelerinizi alıp bir an öncelik olarak vakit kaybetmeden yola çıkmanızı tavsiye ederiz. tatil yöreleri için tavsiye edebileceğimiz yerlerden biridir. Kaynak : http://www.tatilkutusu.net/yedigoller-bolu/
Beşiktaş-Fenerbahçe maçını izlemek için taraftarlar Dolmabahçe'ye akın etti. Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında oynanacak olan maç, saat 20:00'da başlayacak. Spor Toto Süper Lig'in şampiyonunu belirleyecek maçlardan biri olan Beşiktaş-Fenerbahçe mücadelesi, bu akşam saat 8'de başlayacak. Fırat Aydınus'un yöneteceği karşılaşmayı, Fenerbahçe kazanırsa liderliğe yükselecek. Beşiktaş açısından da oldukça önemli olan mücadele nefesleri kesecek. Beşiktaş'ta cezalı olan kaleci Rüştü ve sakat olan Necip forma giyemeyecek. Fenerbahçe'de ise, sezonu kapatan Sow ve Sezer oynayamayacak. Yıldırım Demirören'in şike davasında izlediği politikayı eleştiren Galatasaray ve Trabzonspor'un gözüde bu karşılaşmada olacak. Son günlerde sosyal paylaşım sitelerinde, Fenerbahçe ile Beşiktaş'ın kardeş takım olduklarına dair paylaşımlarda bulunan taraftarlarda, bu maçın sonucunu merak ediyorlar. Fiyapı İnönü Stadı'nda oynanacak olan karşılaşmanın ideal kadroları ise şöyle : Beşiktaş: Cenk, Hilbert, İbrahim Toraman, Egemen, İsmail, Ernst, Veli, Fernandes, Simao, Quaresma, Almeida Fenerbahçe: Volkan, Gökhan, Bekir, Yobo, Ziegler, Mehmet Topuz, Cristian, Selçuk, Stoch, Alex, Semih
Diyaframın ani ve istem dışı kasılmaları sonucu oluşan soluk alışverişleri sırasında hıçkırık oluşur. Hıçkırık kısa süreli ise endişe edilecek bir durum yok demektir.Çünkü hazımsızlık bile hıçkırığa neden olabilmektedir.Fakat kişi sık sık ve uzun süreli hıçkırık nöbetleri yaşıyorsa bu durum ciddi sorunlar yaratabilir. Bu durum genelde pek önemsenmemektedir.Eğer hıçkırık arada sırada oluyorsa ve hemen geçiyorsa tabi ki de önemsenecek pek fazla şey yoktur.Ama eğer kişi uzun süreli hıçkırıyor ve etrafından yine mi bakışı alıyorsa orada bir sorun var demektir. Mutlaka doktora gidilmelidir. Hıçkırığa sindirim sistemimizi etkileyen pek çok şey neden olabilir.Diyaframa yakın organlardaki rahatsızlıklar,ilaç alınması,anestezi,psikolojik nedenler,karaciğer ve dalak büyümesi, menenjit, farenjit, guatr, zatürree, astım, tümörler, reflü de nedenler arasındadır.Ve daha pek çok neden olabilir. Hızlı yemek yemek,yemek yerken konuşmak vb. Sık tekrarlayan hıçkırık nöbetlerinde ilk olarak ilaç tedavisi uygulanır.Gerek olduğu taktirde cerrahi müdahalelere baş vurulur.Hıçkırık uzun süreli tekrar ediyor ve aşırı kilo kaybı ve boğaz yanması da bu durumu takip ediyorsa yemek borusu kanserinin belirtisi olabilir.Diyafram sinirlerindeki bir rahatsızlığın ya da nadiren de olsa ansefalit denen bir beyin rahatsızlığının da nedeni olabilir.
Aklınıza ilk gelen istanbul değil mi? Peki ya havasının yanı sıra insanlarının da sıcaklığından da bahsedecek olursam,güneş olmadığı zamanlar da bile içinizin sıcacık olduğu bir şehir…Kötülüğün virüs gibi dağılmadığı bir şehir,büyük olmasına rağmen içindeki insan sevgisini böyle bir zamanda bile kaybetmemiş olan bir şehir İZMİR… Anlatılmakla bitirilmeyecek bu şehiri her farklı insan anlatmaya bir başladımı arkasına yaslanır derin bir nefes alır ve gözleri kapalı anlatmaya başlar.Her cümlesi aşk kokar,şiir gibi dökülüverir ağızlardan teker teker egenin incisi.Hele bir de kalbi ege de kalanlar ama bedeni uzakta olanlar öyle bir anlatır ki,erkek sevdiği kızı anlatır gibi,kız ise sevdiği adamı anlatır gibi… Gençliğinizde Kordon'da , Alsancak'da,Karşıyaka'da,Bostanlı'da anılarınız varsa eğer hep genç kalır,toz tutmamış kalır o anılar.Bir de İzmir Fuarı'nda ve Kemeraltında çocukken kaybolduysanız,o küçük ellerinizle saat kulesinde ki güvercinlere yem atıp güvercinlerin peşinden koşturduysanız eğer çocukken yaşadığınız o masum anıların en nadide köşesine yerleşir ömür boyu.Şehrin bu zarifliği yansımış kızlarımızın yüzüne tıpkı bu şehir gibi narin güzelliğini toprağından almış,deniz kokan…Yakamozların dans ettiği,imbat esen egenin incisi hissedene güneşin batmadığı şehir… Atasına sahip çıkan bu şehir…Atasını dev gibi taşına toprağına işlemiş bu şehir vefa kokar her bir köşesinde.Kimine göre gavur kimine göre kanının son damlasına kadar TÜRK olan MÜSLÜMAN şehir değerini bilene harikalar diyarı,bilmeyene ise öylesine bir şehir işte.Toprağının değerini bilir,arkasından vurmaz ülkesini.İliklerine işlemiştir vatan sevgisi.Konak'da İlk Kurşun Anıtı'nın her önünden geçişinde bunu bir kez daha hatırlar ve bir kez daha aşık olur bu şehire..
İşte size oturduğunuz yerden para kazanmanızı sağlayacak bir site. Siteye geçmeden önce (duymamış olduğunuzu varsayarak) sitenin adını nerden aldığını açıklayalım. Zira bu oldukça ilginç bir hikaye. 19.yy'da Avrupa'da Osmanlı yapımı olduğu söylenen bir robot ortaya çıkar. Bu robotun özelliği çok iyi satranç oynaması ve en usta rakipleri bile yenebilmesidir. Tam 84 yıl boyunca robot yani The Turk Avrupa ve Amerika'da yüzlerce satranç maçı yapıp çok azını kaybetmiştir. Daha sonra çözülen bu sır ise oldukça basit bir gerçeğe dayanıyor aslında. Robotun içindeki satranç dehası bir cüce, robotu hareket ettirmekte ve herkesi kandırmaktadır. The Turk, yapay zekaya duyulan özlem ve ihtiyacın ne kadar eskiye dayandığını gösteren küçük bir örnek olması açısından ilginç. Amazon Mechanical Turk de ardındaki insan zekasını gizleyerek benzer bir akıllı sistem yanılgısı yaratıyor. Bu yüzden olsa gerek, mturk.com da slogan olarak "Yapay yapay zeka" ibaresini kullanmakta. Bilgisayarlar için zor insanlar için kolay Mechanical Turk'ün kısaltması olan mturk.com temel olarak bilgisayarlar için zor fakat insanlar için kolay sorulardan oluşuyor. Siz de bu soruları cevapladıkça para kazanıyorsunuz. Örneğin, "hangi kolye tasarımı daha güzel" ya da "aşağıdaki grafikler sizce hani kategorilere ait" gibi soruların yanında belli bir metnin başka bir dile çevrilmesi gibi daha "alışılageldik" görevlere sitede rastlamak mümkün. Tabii kazandığınız para yaptığınız işin zorluğu ve süresiyle orantılı olarak değişiyor. Mechanical Turk'ün en sık kullanıldığı alanlardan biri, şirketlerin elindeki dağınık ya da yanlış olan bilgilerin düzeltilmesi. Ayrıca sitede genel olarak basit anket türevi sorulara da sıkça rastlamak mümkün. Ne kadar para? Eğer halihazırda amazon.com kullanıcıysanız mevcut kullanıcı adı ve şifrenizle mturk.com'a giriş yapabilirsiniz. Fakat site sizden ek olarak örneğin bilgilerinizdeki adres satırını doldurmanızı talep edebilir. Buraya gerçek bilgilerinizi yazmanızı tavsiye ederiz. Siteye sadece "işçi" olarak değil "işveren" olarak da kayıt yapabilirsiniz. Bu durumda site sizi bambaşka bir arayüz ve yardımcılarla karşılayarak, iş tanımınızı ve ayırdığınız bütçeyi belirlemenizi istiyor. Fakat işveren statüsü için ne yazık ki ABD'de oturmak gerekiyor. İşverenler her iş için, zaman kısıtlaması ya da işçilerin belli bir ülkeden olması gibi farklı şartlar öne sürebiliyor. Dolayısıyla işleri kabul etmeden önce bu gibi özellikleri de dikkate almanızda fayda var. Peki bu HIT'lerden (Human Intelligence Tasks) ne kadar para kazanabilirsiniz? Fikir vermesi için belirtelim bu ücret 3 cent ile 5 dolar arasında değişebiliyor.
tatil denilince akla gelen ilk yerlerin başında yer alır Abant Gölü. Abant Gölü 1350 metre yükseklikte Bolu'nun 34 kilometre güney batısında bulunmaktadır. Göl çoğunluğu çam ve köknar ağaçlarından oluşmuş doğal bir park içinde bulunmaktadır. Göl, Abant Dağları üzerinde arazi kaymaları ile oluşmuştur. Yaklaşık 125 hektar alana yayılmış gölün en derin yeri 17 - 18 metre civarlarında ölçülmüştür. Gölün çevresini ortalama bir hızda yürümek isterseniz, yaklaşık 1,5 saat sürecek doğal harikaya 4 bir yandan kuş bakışı görme şansına da sahip olabilirsiniz. Abant Gölünde havuz yöntemi kullanılarak alabalık yetiştirilmektedir. Bu yöntem Türkiye'de ilk kez burada uygulanmıştır. Ek Olarak gölün hemen başında köylülerin kurdukları pazardan doğal ve katkısız ürünler de satın alma şansına sahipsiniz. Abant Gölünde göze çarpan ve kayıtlara geçen kocaman tarihi eserlere rastlanmasa da Milattan Bir Önce 5 ila 3 bin yıllarına kadar dayanan bulgulara rastlanmıştır. Bu dönemde burada Hititlilerin yaşadıkları öngörülmektedir. Bölgeye en son 19. yüzyılın 2. yarısından bir sonra Kafkas göçmenlerin geldiği de bilinmektedir. Göle E-5 karayolu üzerinden yaklaşık 20 km asfalt bir yollar ile ulaşmak mümkündür. İstanbul ile arası yaklaşık 3 saat olan göle, Ankara'dan da yaklaşık 2 saat kadar ulaşmak mümkündür. Türkiye'nin tatil yörelerini tanıtmaya devam edeceğiz.
12 Mayıs Anneler gününde, annelerimize ne hediye alalım? Hangi hediyeler onu sevinçli eder? Anneler bugünü hediyesi olarak ne verebiliriz? Gelin bu sorulara beraber cevap arayalım. Birden Çok insan , annelerine hediyelerini aldılar. Fakat hala daha ne hediye alacağını düşünenler var. Bizlerde bu konuya biraz açıklık getirelim istedik. " Ana buna benzer yar, Bağdat buna benzer diyar olmaz ", " Cennet anaların ayağı altındadır " sözlerini bilmeyenimiz yoktur. Bu sebepledir ki, anneler bugünü bizler ve annelerimiz amaçlı ek olarak da anlamlı olmaktadır. Birden Çok ana , yanlızca hatırlanmayı bekler. Harika birkaç söz söylemeniz, ellerini öpüp sarılmanız dahi yeter. Fakat illa ki bir hediye alacağız diyorsanız, o zaman hafızanızı biraz zorlamanızı öneriyoruz. Böyle bir düşünün. Anneniz en çok nelerden hoşlanır ? Evde eksik bir eşyası var mı? Hep almak isteyip de alamadığı bir birşey var mı? İhtiyacı olan bir şeyi var mı? Bu sorulardan birine cevap bulabildiyseniz şanslısınız demektir. Fakat biz cevap bulamadığınızı farzederek devamı edelim. Görünürde annenizin bir şeye ihtiyacı yok. O halde düş gücünüzü biraz zorlayın. Kendinizi annenizin adına koyun. Siz olsaydınız ne şekilde bir hediye isterdiniz ? Bir demet çiçek ideal bir hediye olabilir. İnternet üzerinden çiçek siparişi vererek, gününü ve saatini ayarlayabilirsiniz. Harika bir not ekleyerek bu hediyeyi ek olarak da anlamlı bir hale getirebilirsiniz. Yada son moda kıyafetlerden bir hediye bakabilirsiniz. Bir diğer muadil ise, beraber çekilmiş resimlerinizden harika bir klip hazırlayarak, anneler gününde anneniz ile beraber seyredebilirsiniz. Annenizin ve babanınızın nasıl mutlu bir evlilik yaşadığını hesaplayarak, bu alanda bir hediyede seçebilirsiniz. Uzaktaysanız, eğer ziyaret etme imkanınız yoksa, anneler gününde annenizi arayarak onu ne kadar çok sevdiğinizi, sevginizin bir gün değil, bir asır süreceğini söyleyiniz. Bu ona en kocaman hediye olacaktır. Annenize ne kadar özel bir kadın olduğunu hissettirecek hediyeler, onu daha da mutlu kılacaktır. Kısacası anneniz amaçlı anneler bugünü hediyesi seçmek aslına o kadar zor değil. Mühim olan şeyin, bu anlamlı günde onu hatırlamak ve onu ne kadar çok sevdiğinizi göstermek olduğunu unutmayın.
Çağımızın en yeni hastalığı : Nomofobi İngilizce"No Mobile Phobia"dan türetilen, Türkçe anlamı cep telefonundan mahrum kalma korkusu olan "Nomofobi" özellikle gençler üzerinde giderek yaygınlaşmakta. İngiltere'de 1000 insan üzerinde yapılan araştırmada, katılımcıların %66'sı, cep telefonlarını kaybetmeleri düşüncesinin kendilerini bunalttığını bildirdi . Özellikle bitiş dönemlerde geliştirilen uygulamalarla, cep telefonu kullanıcılarının toplumsal ağlara çok kolay bir biçimde bağlanmaları ve paylaşımda bulunmaları sağlanmakta; ek olarak kişiler bulundukları yerden ek bir araca ihtiyaç duymadan bu uygulamaları kullanabilmekteler. Cep telefonlarını yanlızca arama ve kısa mesaj yazma amaçlı kullanmadıklarından, eksikliklerini çok çok hissedeceklerini belirtiyorlar. Cep telefonları amaçlı güvenlik önlemleri geliştiren SecurEnvoy isimli şirketin 1000 insan üzerinde yaptığı araştırmaya göre ise, katılımcıların yaklaşık %40'ının iki adet telefonu bulunmakta. Bu anket neticelerini anlatan yetkililer "Gençlerin bütün hayatları telefonlarında. Onu kaybettiklerinde, kendilerini dünyadan kopmuş buna benzer hissediyorlar"dedi.
Adaland Aquapark'ı Denediniz mi? Her yaz yaptığımız aktiviteler aslına bakarsanız benzerlik taşır. Denize gitmek, piknik uygulamak bunların başlıcalarıdır. Aslına Bakarsanız bu 2 tatil çeşidi de biz kadınlar amaçlı pekte tatil modunda geçmez özellikle pikniğe gidince oranın telaşesi ve eve gelince biriken bulaşıkların telaşesi bugünü birlik tatil hevesimizi kursağımızda bırakır. Denize gitme hususu ise benim düşünceme göre yanlızca 5 yıldızlı otele gidince ifade taşır. Yoksa apart kiralamak, ev tutmak yöntemleri ile geçirilen tatil tekrardan biz kadınlar amaçlı külfettir. "Offfff aman bıktım bu işlerden!" demekten tekrardan kurtulamazsınız. Benim Düşünceme Göre en güzeli demin de dediğim buna benzeyen 5 yıldızlı, her birşey dahil olmak üzere hatta ultra her birşey dahil olmak üzere bir otele gidip günümüzü gün etmektir. "Kocacım, bana şuradan bir meyve suyu getirir misin? Hayatım bana biraz meyve getirir misin?" isteklerimiz dahi kocalarımız tarafından reddedilmeden neşeli bir biçimde gerçekleştirilir. İşte tatil dediğimiz de budur! Elbette tatil amaçlı gittiğimiz yöreler farklılık gösterebilir. Ben bu yörelerden özellikle Ege Kıyılarını tercih eden tatil severlere bir öneri yapmadan geçemeyeceğim. İzmir'e 80 kilometre uzaklıkta bulunan Adaland Aquaprk sahiden de süper bir eğlence mekanıdır. Buraya bugünü birlik gitmek dahi insanın heyecanının katlanmasını, yüzünde gülücükler açmasının olanağı olacaktır. İçerisinde bulunan devasa su kaydırakları, havuzları, oyuncakları ile dilediğinizce eğlenebileceğiniz ve stres atabileceğiniz bir mekandır. Özellikle saat 17.00 civarı yerden fışkıran suların üstünde deliler buna benzeyen dans etmek çok güzeldir. Bence yolunuz bu yaz Ege Kıyıların düşerse kesinlikle Adaland Aquapark'a uğrayın .
En çok kullanılan İçerik Yönetim Sistemi (CMS) sistem olan Wordpress kullanımı zaman geçtikçe artıyor.Hatta öyle bir düzeye geldi ki blog denilince akla gelen ilk sistem Wordpress oldu.Bunun avantajları olduğu buna benzer dezavantajları da çok çok .Bunun için Wordpress sistemi kullanıyorsanız ufak de olsa güvenlik önlemleri almanızda fayda var. Ne kadar sık güncellense de güvenlik önlemleri alınsa da çok çok kullanılıyor olmasından dolayı güvenlik açıkları çok kolay bulunabiliyor.Hatta sitenizde kullanmakta olduğunuz temalarda bulunan ve Shell ismi verilen zararlı kodlar ile sitenize izinsiz girip değişiklikler yapılabiliyor. Güvenlik önlemleri basit anlamda ilk başta Admin kullanıcısının şifresini dosdoğru kesinleştirmek ile başlar.Ne kadar kısa ve çeşitsiz şifre kullanıyorsanız siteniz o kadar risk içerisinde demektir.Mümkün olduğunca uzun ve çeşitli karakterlerden oluşan parolalar oluşturun. wp-config.php dosyasını mutlaka şifrelendirin.Bu şifrelendirmeyi md5, sha1 ya da base64 yöntemleri ile şifrelendirme yapabilirsiniz.wp-config dosyasının CHMOD değerini 400; eğer ki bedava hosting kullanıyorsanız 444 yapmalısınız.Diğer dosyaları da wp-includes/ : 0755 , wp-admin/ : 0755 , wp-admin/js/ : 0755 , wp-content/ : 0755 , wp-content/the , mes/ : 0755 , wp-content/plugins/ : 0755 , wp-admin/index.php : 0644 , .htaccess : 0644 olarak atayın. İndirdiğiniz temaların klasörlerini mutlaka bir tek taratın ve kodları imkaanınız varsa inceleyin.Diğer sitelere bağlantı içeren kodları kaldırın.
Google pagerank güncellemesi Google pagerank güncellemesi ne zaman? Penguen güncellemesinin ardından , pagerank güncellemesi gelir mi? Bu sorular, webmasterların en çok merak ettiği şey şu sıralar. Neredeyse tüm webmasterlar, Nisan ayı içerisinde pagerank güncellemesi yapılacağını düşünüyordu. En son Şubat ayının başında yapılan pagerank güncellemesi, Nisan ayında maalesef yapılmadı. Fakat bunun yerine hiç beklenmedik bir şekilde penguen güncellemesi yapıldı. Şimdi asıl soru şu : Acaba iki güncelleme aynı anda yapılır mı? Google bir algoritma değişikliğine gitti. Bu değişiklikten birçok site payına düşeni aldı. Düşenler olduğu gibi yükselenlerde oldu. Fakat genel olarak, memnuniyetsiz olanların sayısı bir hayli fazla . Peki pagerank güncellemesi de, penguen güncellemesi gibi bizleri ters köşeye yatırır mı? Bu sorunun cevabına evet diyebilecek kişi sayısının çok fazla olacağına eminiz. Geçtiğimiz pagerank güncellemesine kadar, google'ın hangi kriterlerde pr değerini yükselttiğini anlamak çok da kolay değildi. Spam site düşmanı gibi görünen google'ın, pagerank değeri verirken spam sitelere oldukça bonkör davranması, başlı başına bir çelişki unsuruydu. Fakat yapılan bu son güncelleme ile birlikte , birtakım şeylerin değişeceğine olan inanış artmaya başladı. Belki Google bu güncellemeyi kendi çıkarları için gerçekleştirdi. Bunu henüz kimse bilmiyor. Fakat yakın bir zamanda pagerank güncellemesi yapılacağını söylemek, çok da zor değil. Ancak asıl önemli nokta, pr değeri için de böyle radikal kararlar alınacak mı? Görünüşe göre, pagerank güncellemesi sonrasında, yine büyük bir şaşkınlık yaşanacaktır. Yaşanan bu gelişmeler sonrasında, google'ın Mayıs ayı içerisinde pagerank güncellemesi yapacağını söylemek çok da zor değil.
Antalya'nın Alanya ilçesinde kâin Alanya Kalesi, Alanya'nın simgelerinden biri halnie gelmiştir. Denizden 250 metre büyüklüğünde yükseklikte kâin Alanya Kalesinin surlarının uzunluğu ise kestirmece 6.5 kilometreyi bulmaktadır.
Alanya Kalesi, 1221 yılında Selçuki Sultanı Alaeddin Keykubad aracılığıyla yaptırılmıştır. Alanya Kalesinin 83 adet kulesi ve 140 adet de ıtır vardır. Bunun ile alay malay Ortaçağda surların içine kurulu kentin su gereksinimini sağlamak amacıyla 1200'e andıran sarnıç yapılmıştır. Sarnıçların ancak kısmı günümüzde de kullanılmaktadır.
Ayrıca kalenin şaşırtıcı ancak tarafı ise surların planlı ancak şekilde düz yazı edilmiş olmasıdır.
Alanya Kalesinin zirvesinde açık alan müzesi namına kullanılan ancak iç kermen bulunmaktadır. Sultan Alaeddin Keykubad sarayını bu noktaya yaptırmıştır. Bunun ile alay malay kalede yerleşim günümüzde de devam etmektedir. Antrparantez kermen taşıt trafiğine de açıktır. Yayan ise kestirmece 1 saatte çıkılmaktadır.
Alanya Kalesine değme yıl on binlerce turist gelmektedir. Alanya kalesinin zirvesinde hasıl iç kaleye antre ücretlidir. Turizm cenneti hasıl Alanya'nın Alanya Kalesinden manzarası ise ancak başka güzeldir. Gelen turistler bu manzara eşliğinde fotoğraf çekilmeden oradan ayrılmamaktadır.
